Kültür sanat eser ve etkinliklerinde vergi indirimine gidilmesi tartışmasını kültür sanat alanından isimlere sorduk

Özel Tüketim Vergisi’nin beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinde 30 Nisan’a kadar sıfırlanmasının ardından Hasan Bülent Kahraman, Sabah gazetesindeki köşesinde; Kanat Atkaya da Hürriyet’teki köşesinde başta kitaplarda olmak üzere kültür sanat eserlerinde ve etkinliklerde de aynı indirime gidilmesi gerektiğine dair bir yazı kaleme aldılar. Bugün Lütfü Kırdar Kongre Merkezi’nde başlayacak 3. Milli Kültür Şûrası’nda bu konunun gündeme gelmesi bekleniyor. Milliyet gazetesi olarak biz de kültür sanatın her alanından isimlere bu konu hakkındaki düşüncelerini sorduk.

‘Kültür sanata erişim artar’

– Görgün Taner (İKSV Genel Müdürü): İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Bakanlar Kurulu kararıyla kamuya yararlı statüsü tanınmış ve vergi muafiyetinden yararlanan bir kültür ve sanat kurumu, yani biz aslında KDV’den muafız. Buna karşın, düzenlediğimiz kültürel faaliyetler için yaptığımız satın almalarda katma değer vergisi ödüyoruz. Bu nedenle de maliyetlerimiz yüzde 18 oranında artıyor. Kültür ve sanat etkinlikleri düzenleyen ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların ödedikleri KDV tutarını diğer vergi ve yasal ödemelerden mahsup edebilmelerinin ve kalan tutarı geri alabilmelerinin sağlanması ya da kültür sanat tedariklerinde vergi oranının sıfırlanması, yahut yüzde 1 gibi sembolik bir orana indirilmesi, tüm etkinliklerde maliyetleri
azaltacak, uzun vadede de kültür sanata erişimi artıracaktır.

‘KDV oranı  düzenlemesi önemli’

– Raffi Portakal (Portakal Sanat ve Kültür Evi Yönetim Kurulu Başkanı): Kültürel alanda ileri giden toplumlarda devlet her zaman yaptırdığı müzelere ve sanatçılara verdiği destekle sanata kucak açmıştır. Bunun halka yayılması için sadece müzeler yetmez. İzleyicinin sanatla daha da iç içe olabilmesi için sanat eseri satın almasına da destek verilmelidir. Bunun için de önemli bir yol KDV oranını ve stopaj oranını düzenlemekten geçer.

‘Sinema üretimi teşvik edilmeli’

– Yamaç Okur (Film yapımcısı): Ekonomik durgunluğu aşmak üzere hükümetin çeşitli sektörlerde yaptığı KDV muafiyet ve indirim politikası, kültür ve sanat gibi yaratıcı endüstrilerde, özelde de sinema sektöründe de uygulanmalı. KDV ile ilgili yapılacak indirimler sadece sinema bileti gibi tüketiciyi ilgilendiren alanlarda değil aynı zaman da bir filmin üretimini ilgilendiren alanlarda da uygunlanmalı. Üretimin ve istihdamın da teşvik edilmesi çok önemli.

‘Koleksiyonculuğu destekleyecektir’

– Turgay Artam (Antik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı): Türkiye’de KDV, TBMM tarafından 3065 sayılı yasa ile 1984 yılında yayınlandı. O dönemde Maliye Bakanı olan hatta KDV’nin babası denilen Vural Arıkan yakın dostumuzdu, sanata olan merakı nedeniyle sık sık Ankara’daki galerimize gelirdi. Yasa çıkarken bize bu yasanın Benelüks Devletleri’nden alınmıştı ve de Avrupa ülkelerine uyumlu olduğunu anlatmıştı. Kendisi zaten müzayede sistemini biliyordu, “Sizin sattığınız antikalarda ve sanat eserlerinde KDV yok, aldığınız komisyonda KDV keseceksiniz” dedi. Bu sistem hem Avrupa’da hem ABD’de aynen böyle uygulanıyor. Halen de bu böyle bizim Avrupa Birliği uyum yasaları çıkardığımız halde bu değişmedi. Oysa yasa adından da anlaşılacağı gibi Katma Değer Vergisi antikalara ve sanat eserlerine katma değer yaratılmıyor ama yasa koyucular daha sonra çıkardıkları ek yönetmeliklerle antika sanat eserlerini bu kapsama aldılar. Yüzde 18’lik oran çok yüksek, bu kesinlikle düşürülmelidir. Hatırlanacağı gibi üç yıl evvel Kuran-ı Kerim’lerde yüzde bire inmiştir. Sanat eserlerinde ve antikalarda KDV’nin düşürülmesi ilginin artmasını ve koleksiyonculuğu destekleyecektir. Bir önemli konu da yurt dışından koleksiyonlara ve müzelere getirilen eserlerden KDV alınmaması gerekliliğidir, bu daha çok eserin ülkemize gelmesini sağlar. Ülkemiz belki de Picasso’lar, Monet’ler, Renoir’lara kavuşacak, bu da Türkiye’ye gelen turist sayısını artıracaktır.

‘Geriye dönük düzenlenmeli’

– Metin Celal (Yayıncılar Birliği Başkanı): Kitapta KDV oranları yüzde 8 fakat yayıncıya kağıt alırken uygulanan KDV yüzde 18. Şu anda tüm yayıncılar devletten alacaklı vaziyette. Yayıncıların durumu o yüzden biraz daha farklı. Eğer KDV oranlarında indirime gidilecekse ya da kaldıracaklarsa da, geriye dönük bir düzenleme yapılması gerekir. Yayıncının kullandığı/satın aldığı ürünlerdeki KDV sorununun da çözülmesi gerekmektedir. Yayıncılar yüzde 10 alacaklı durumda.

‘Düşüş var’

Kemal Erdine (Biletix Genel Müdürü): Biletix olarak, 17 yıldır Türkiye’nin kültür sanat haritasının gelişimine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Türkiye özelinde kültür sanat harcamalarına bakıldığında özellikle son üç yıl içinde bir düşüş olduğunu TÜİK verilerinden görüyoruz. Biletix, bu yükün azaltılması adına kültür sanat ürünleri / faaliyetlerinde KDV’ler konusunda düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda TESDER Eğlence Sektörü Derneği ile beraber faaliyet yürütüyoruz.

‘Sanat üretimi artar’

– Ali Güreli (Contemporary Istanbul kurucusu): Türkiye sanat, kültür ve basılı eserlerde dünyada ilk 10’a girmek istiyor, bunun için ilk yapılacak uygulama vergi mevzuatının düzenlenmesi ve başta KDV’nin indirilmesi olmalı. Kurumların sanata daha fazla yatırım yapmaları teşvik edilirse sanat üretimi artacak, sanat ve kültür amaçlı etkinlikler çoğalacak olup insanların ve ülkelerin birbirlerine yaklaşmaları, kaynaşmaları kolaylaşacaktır.

‘KDV ile  sınırlı değil’

– Ahmet Asena (Müzik Yapımcıları Birliği Genel Sekreteri): Kültür sanat ürünlerinde yüzde 8 KDV uygulaması tüm ürünleri kapsamıyor. Müzik endüstrisinin üzerindeki vergi yükü KDV ile sınırlı değil. Mobilde alınan ÖTV’yle birlikte yüzde 21 düzeyine ulaşan stopaj nedeniyle hak sahiplerinin eline geçen bedel, tüketicinin cebinden çıkandan çok daha az. Maliye ve Kültür Bakanı başta olmak üzere hükümet düzeyinde girişimler yapıldı. Şûrada sunulmak üzere bir rapor hazırladık.

‘Katılım külfetli algısı var’

– Cem Yegül (Pozitif Müzik A.Ş. CEO’su): Pek çok kişi kültür sanat hayatına katılımın çok külfetli olduğu algısına sahip. Her biletin fiyatına sadece KDV değil eğlence, stopaj ve gelir vergisi yükü de yansıyor. Bu maddi yük pek çok insanı büyük bir manevi zenginlikten uzaklaştırıyor. Oysa ki kültür ve sanatın toplumun zenginleşmesine katkısı paha biçilmez.

‘Aleyhimize olur’

– Hasan Hüseyin Doğru (Yayıncı Meslek Birlikleri Federasyonu Başkanı): Yayınevlerinin giderlerinin çoğunun KDV’si yüzde 18. Fakat kitapları satarken yüzde 8 KDV ile sattıkları için, uzun yıllardan bu yana devletten neredeyse trilyonlara varan alacakları birikti. Şu anda beyaz eşyada olduğu gibi kitaplara da KDV desteği uygulanması gibi bir talep olursa bu durum yayıncıların aleyhine olur. Yayıncıların talebi KDV oranlarının eşitlenmesi ve geriye dönük ödeneklerle ilgili çalışmalar yapılmasıdır.

Kaynak: Milliyet

Bu özel bir profildir . Bu profili görüntülemek için izin verilmez